'MİT tırlarının ihbarcısı' Mustafa İlhan hakkında iddianame

MİT tırlarının durdurulması olayında jandarmaya ihbarda bulunduğu belirlenen FETÖ şüphelisi İlhan hakkında hazırlanan iddianamede,şüphelinin birer kez ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis ile 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.
'MİT tırlarının ihbarcısı' Mustafa İlhan hakkında iddianame

Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde 1 Ocak 2014'te MİT tırlarının durdurulması olayında jandarmaya ihbarda bulunduğu belirlenen ve saklandığı gaybubet evinde yakalanan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) şüphelisi Mustafa İlhan hakkında hazırlanan iddianamede, şüphelinin "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme", "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama", "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından birer kez ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis ile 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan tarafından MİT tırlarının ihbarcısı olan ve 6 Mart'ta Ordu'da saklandığı gaybubet evinde yakalanan FETÖ şüphelisi Mustafa İlhan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan 29 sayfalık iddianamede şüpheli İlhan hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme'' suçundan 22,5 yıldan 30 yıla kadar, ''devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama'' suçundan da müebbet hapis cezalarına çarptırılması talep edildi.

İddianamede, "7 Şubat MİT krizi" olarak bilinen 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması girişiminde başarıya ulaşamayan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, emniyet ve adliye yapılanmalarında deşifre olmamış örgüt mensuplarını kullanarak, çok daha kapsamlı ve planlı bir operasyonla MİT mensup ve yöneticilerine yönelik girişimlerine devam ettiği anımsatıldı.

İddianamede, bu kapsamda, sözde "Kudüs Ordusu Terör Örgütü" soruşturmasını yürüten ve halen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince yargılamaları devam eden sanıkların, FETÖ/PDY elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatları, yönlendirmeleri ve kamuoyu oluşturma çabaları doğrultusunda, soruşturma kılıfı altında uydurma gerekçe, sahte delil ve ihbarlarla kurum olarak MİT yönetici ve mensupları ile sivil toplum kuruluşu mahiyetindeki İHH İnsani Yardım Vakfı yönetici ve çalışanlarının telefonlarını dinlemek suretiyle terörle irtibatlandırmaya çalıştığı vurgulandı.

İddianamede, bu girişimin önemli halkalarından biri olarak uydurma soruşturma dosyalarına sözde delil bulmak maksadıyla, MİT'e ait tırlarını, Adana bölgesindeki adliye ve jandarma yapılanmalarındaki örgüt mensupları aracılığıyla 1 Ocak 2014'te Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde durdurarak arama girişiminde bulunduğu, bunda da başarılı olamayan örgüt mensuplarının bu sefer daha kapsamlı bir çalışma ile 19 Ocak 2014'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde MİT'e ait tırları durdurarak MİT mensuplarına zor kullanmak suretiyle arama yaptıkları hatırlatıldı.

Darbe girişimi sonrasında öğretmenlik görevinden ihraç edilen şüpheli Mustafa İlhan'ın, askerlerden sorumlu "mahrem imam" olduğu, örgüt üyeleriyle de çeşitli oyun programları üzerinden iletişim kurduğu anlatılan iddianamede, şüpheli İlhan'ın ifadelerine yer verildi.

Suçunu ikrar etti

Şüpheli İlhan ifadesinde, "Halil Müdür" kod isimli şahsın Kırıkhan ilçesinde MİT'e ait tırların durdurulmasından bir gün önce yani 31 Aralık 2013 günü akşamı saat 22.30 sıralarında kendisine vermiş olduğu tuşlu telefon üzerinden 2 kez aradığını, telefon evde olduğu için aramalarını eve gittiğinde fark ettiğini, eve de saat 01.30 civarında gittiğini, evde "Halil Müdür"ün aradığını fark edince geç olduğunu düşünerek aramadığını, sabah olunca yine aramadığını, önemli bir şey olursa yeniden arayacağını düşündüğünü söyledi.

İddianamede yer alan şüpheli İlhan'ın ifadesi şöyle:

''1 Ocak 2014 günü saat 10.00 sıralarında arkadaşlarım aynı zamanda meslektaşlarımla çay bahçesine okey oynamaya geldik, saat 13.00 sıralarında 'Halil Müdür' beni aradı. Arkadaşların yanından ayrıldım, telefonla konuşmaya başladım. Halil Müdür, hemen eve geçmemi, eve geçince aramamı söyledi. Hemen eve geçtim ve Halil Müdür telefonda 'Reyhanlı'dan Hassa yönüne doğru gidecek olan içinde silah ve mühimmat bulunan terör örgütlerine giden bir tır olacak.' dedi. 2 tır plakası verdi, tırların hangi terör örgütüne gittiğini sordum. Halil Müdür 'PKK terör örgütüne gidiyor.' diye cevap verdi. 'Bu silahların terör örgütüne gitmemesi lazım, bunu senin ihbar etmen gerekiyor.' dedi. Ben de 'Tamam.' dedim. Halil Müdür 'Ancak ihbarı benim söylediğim şekilde yapacaksın, ihbarı senin yaptığının belli olmaması lazım, telefonda söylediklerimi iyi dinle bir daha tekrar etmeyeceğim.' dedi. 'Güneş gözlüğünü gözüne takacaksın, telefonu yanında götürmeyeceksin, evde bırakacaksın, kendi aracınla gitmeyeceksin, dolmuşla gideceksin, Habibi Neccar Camisi'nin orada köşede telefon kulübesi var, buradan arayabilirsin.' dedi.''

Mustafa İlhan'ın da kendi adına kayıtlı tescilli 19 TT 364 plaka sayılı 2010 model beyaz renkli İ30 marka aracıyla evden çıktığı, aracını balıkçılar çarşısının karşısına park ettiği, buradan Harbiye dolmuşuna bindiği, Habibi Neccar Camisi durağında indiği, cami civarında telefon kulübesi aradığı fakat kulübeyi bulamadığı, dükkanlarda kontörlü telefon aradığı anlatılan iddianamede, köprü başında bulunan cami girişinin hemen yanındaki iddia bayisine gittiği, oradan 156'yı arayarak, örgüt imamı 'Halil Müdür'ün söylediği şekilde ihbarda bulunduğu ve bunun da şüpheli tarafından anlatıldığı yer aldı.

İhbarın ardından Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde MİT'a ait tırın durdurulduğu ve olay yerine bu olaya ilişkin davandan yargılanan eski askerler ve meslekten ihraç edilen savcının geldiği, akabinde gelişen olayların tek tek anlatıldığı iddianamede, ''Bu esnada olay yerine Hatay MİT Bölge Başkanı'nın geldiği, hakim tarafından verilen arama kararı olmadıkça tırların aranmasının yasaya aykırı olduğunu ve böyle bir karar gelmedikçe tırda arama yapılmasına izin vermeyeceklerini beyan ettiği ve olay yerinde adli görev ve yetkisi olan kolluk görevlisinin de kalmaması nedeniyle arama işlemi gerçekleştirilmeden MİT'e ait tır ve ona eskortluk eden aracın yoluna devam ettiği anlaşılmıştır.'' denildi.

İddianamede, şüpheli İlhan'ın ifadesinde, suçunu ikrar ettiği, pişman olduğu ve MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin yargılanan sanıkları tek tek teşhis ettiği belirtildi.

YORUM YAZIN